Taşınmaz Değerine Taban Oluşturan İlkeler

Sunum (Arz) ve İstem (Talep) İlkesi: Bir malın ya da hizmetin ederi, sunumunun çokluğuyla ters orantılı, istemiyle de doğru orantılıdır.

Yerine Koyma (İkame) İlkesi: Yapılı bir taşınmazın değeri, onun işlevsel ve biçimsel olarak bire bir benzerini yaratma girdisinden (maliyetinden) çok olamaz.

Uygunluk İlkesi: Yapılı bir taşınmazın en üst değerine ulaşabilmesi için, bulunduğu bölgenin özellikleri ile uyumlu olması gerekir. Uygunluk, yapılar arası uyumun ve yarışmacı (rekabetçi) arsa ve arazi kullanımlarının en uygun düzeyinde ortaya çıkar. Çevre düzenlemeleri ve özel kısıtlamalar uygunluğu sürekli kılmak içindir.

Beklenti İlkesi: Bugünkü değeri belirleyen, taşınmazdan gelecekte elde edilmesi beklenen getirilerdir.

Sürekli Kullanım İlkesi: Arsa ve arazinin tek kullanım biçimi üzerinden değerlendirilemeyeceği ilkesidir. Arazi kalıcı bir varlıktır, ancak arazinin kendisinde ya da üzerindeki yapılarda yapılan iyileştirmelerin sınırlı bir yaşam süresi vardır. Arazinin kalıcılığı, onun üzerindeki sınırlı yaşamı olan yapıların bire bir benzerinin ya da değişiğinin daha sonraki dönemlerde de yapılabileceği anlamına gelir. Bu nedenle, arazi, üzerindeki yapı ya da var olan kullanım durumuna göre ve tek kullanım biçimi üzerinden değerlendirilemez.